İnternetteki ben ben ben ve egoizm sıçraması

Yeni bir teori var internetin yaygınlaşması ile süregelen; “fikrin değerini yitirmesi”. Etrafınıza bir bakın. İnsanların saygı duyduğu ve sözüne güvendiği, takip ettiği insanlar belli bir yaşa gelmiş, ciddi anlamda bir şeyler yapmış ve “her şeyini bilmediğimiz” kimseler. Yani ergenlik dönemlerinden ağızlarından çıkan anlamsız cümleleri takmadığımız ulvi şahıslar. İnternet ile birlikte, maddi durumu çok kötü olmayan ve 1990 yılından sonra doğan tüm çocukların “log”landığını sanırım herkes görebiliyor.

Kız arkadaşını facebook’tan arayan erkek,
Erkek arkadaşına dakikada 8 sms mesajı gönderen eli cep telefonuna yapışmış kız,
Kariyeri peşinde ona buna “linked.in” yapmak için bir tarafını yırtan, ama esasında sandalyesinden bile kalkmayan sözümona kariyerist?,
Mail ile tüm işlerini halletmeye çalışan iş adamı..
vs..

Bunlar beni ürkütüyor. Tamam başlarda iyiydi, “yeni insanlar tanımak, farklı bir sosyalleşme aracı keşfetmek, onu geliştirmek” kulağa iyi geliyordu. Ama şimdi çevreme baktığımda siz diyin freak ben diyim nerd, o desin “kafayı yemiş” birileri oluverdik. Eskiden birbirine benzeyen insanlar olmak için çabalayıp bunu şirin bulurken, şimdi aslında dikkatli baktığımızda hepimiz aynılaşıyoruz gibi geliyor bana. Zihinleri gelişmeyen, ortak görüşler kazanı içinde kavrulan, benzer ama farklı klonlar. Hani “sana çizilen bir kader var, sonun onun dışında olamaz” hadisesi varya, biz onu icat etmişiz bence. Ama bu çizgi görünmez-görünür.

Doğum yapan anne çocuğunun ilkokul, öss maceralarını, kariyer ve askerlik planlarını hatta emeklilik hayallerini daha bebeğini dünyaya getirmeden onun yerine düşler oldu. Anlatacak amma çok şeyim varmış, esas meseleyi kaçırdım. Aslında söyleyeceğim şey tüm bu karmaşada ortaya çıkan bilgi kirliliği içindeki karakterler. Kimin blogunu açsam kendisini “müthiş” gösterme çabası var. Ben kimim bölümüne girince karşımda “Einstein” var gibi hissediyorum ya da hissetmemi istiyor pek çok kişi. Bu da beni irite ediyor. Yani bir kişinin kendisi hakkında bunca şey yazabilmesi.. Ben CV doldururken bile “abartı mı oldu”, “acaba silsem mi” diye diye CV’mi kupkuru hale getiren biri olarak kendim hakkımdaki sayfayı buradan kaldırmaya karar verdim. Zira fikirlerimi birkaç ayda bir de olsa buraya yazmaya çalışıyorum, beni tanımak isteyen kendisi tanısın. Kuru CV’me bakmasın. İnternetten bana iş veren, beni seven biri olursa da artık, beni karşısına alır beni tanımak ister diye umut etmekten başka yapacak bir şey yok. Böbürlenmek, ona buna hava atmaya çalışırken oldukça ezik bir duruma düşmek bana göre değil sanırım, bunu anladım.

Neyse çok konuştum, görüşürüz.

Tags:

1 Comment

  1. Ercan Çakır dedi ki:

    hımmm!
    güzel olmuş.

Bir Cevap Yazın