Site Ölçer ile sitenizin her şeyini öğrenin!

Dün bulduğum boş bir vaktimde her zaman aklımda olan orada burada dolaşmadan sitelerimin bilgilerini toparlayabileceğim bir site ölçüm cihazı yazdım. Belki işinize yarar diye sunuyorum. Bir de Alexa Türkiye sırasını ekleyeceğim bunu bana unutturmayın. Eğer bu fonksiyonunu ben yazdım diyorsanız lütfen paylaşın. Zira bu scripti hafif geliştirip sunmayı düşünüyorum.

Şuradan inceleyebilirsiniz:

http://www.abdullahonden.com/siteolcer

Php Sözlük Scripti Hakkında

Israrla sözlük başvuruları gelmeye devam ediyor, ücreti duyulduğunda “vay canına çok pahalı deniyor”. Oysa ki biz bu sözlüğü yıllık bir ücretle değil, tek seferlik bir ücretle sunuyoruz. Yani bir kuruyoruz, sizin oluyor. Sözlük elli yıl ayakta kalsın, yine destek olmaya çalışıyoruz.

Hadi bakalım.

Detay:
http://bilgisayarim.org/

Sözlük Demo: (demo - demo)
http://bilgisayarim.org/sozluk

İnternet, Web 2.0, Ajax, .Net, Framework, Intellisense vs. vs. ve Gelecek

Uzun bir aradan sonra merhaba.

Düşünüyorum da doğumumuzdan itibaren başkaları tarafından belirlenmiş bir istikamette, onların sınırladıkları duvarlar arasından süzülüyoruz. Kimimiz önden kimimiz arkadan birbirini takip ediyor. Fakat herkesin yolu ortak. Bunu büyük bir damar olarak düşünebiliriz, içinde milyonlarca kılcal damar var. Herkesin yolu ayrı gözükse de, herkes esasında aynı yolda.

Ne ki şimdi bu dediğinizi duyar gibiyim. Herkes bilgisayar ve dolayısı ile teknolojinin inanılmaz hızlı gelişiminden yakınır. Kimileri artık yeni teknolojileri öğrenemediğini söyler. Fakat her zaman birileri öğrenir, bir yere kadar karnını doyurur sonra yine upgrade olur.

Bundan 7-8 sene önce, çok uzun gelmiyor daha dün gibi sanki, her yer Java Applet’leri ile doluydu. Dhtml menüler zortlar, sayfalar gereksiz efektlerle açılır, çoğu sitenin arkasında midiler çalardı. Anımsarsanız yüzünüzde tebessüm olacaktır değil mi?

Fakat şimdi dönüp inşaa ettiğimiz şeylere baktığımızda farklı bir tebessüm var yüzümüzde. Belki gurur denebilir buna. Neden? Oldukça optimize edilmiş, tablesız, MVC sistemlerini sonuna kadar kullanan, kimilerinin küçümsediği o internet sistemleri artık bir sanat olmuş durumda.

Peki acaba bundan sonra ne olacak. Romalılar gibi doyuma ulaşıp yerle bir mi olacağız? Ben pek sanmıyorum. Dedimya, yeni doğanlar için yeni yolları biz geliştiriyoruz zaten. Daha şimdiden birbirinin aynı, taklidi, klon onlarca sistem doldu. İnternet sanal bilgi alanı olmaktan ziyade bir çöplük oldu. Bunu fark eden, bilgileri toparlayıcı hedefi olan sistemler yükselişe geçti ki en güzel örneği Facebook ve Youtube sanırım.

Sağa bakıyorsunuz ajaxla süslenmiş içeriği olmayan binlerce blog, sola bakıyorsunuz binlerce dostluk sitesi, forumlara değinmeyeceğim bile. Fakat artık browser içinden çalışan ve birilerinin “bak bu güzel” diyip herkesin “huraa” diyerek saldırdığı web 2.0 denen şeyin de sonu geliyor gibi. Zira web 3.0′ın çıkacağı da duyuruldu. Gelişen internet bağlantılarının faydasıyla ben artık daha gelişmiş browserların ortaya çıkacağını, klasik sunucu-istemci olayının text based ya da max. flash arayüzlü sistemler yerine oldukça işlevsel, olmazsa olmaz sistemlere geçiş yapılacağını düşünüyorum.

En azından düşünüyorum evet. Zira sıkıldım artık Ajax’tan, word press’ten, rss’ten, css’ten. Artık aynı kokuyor sanki hepsi. Bu doyuma ulaşmanın farkında olan Microsoft SilverLight’ı çıkartmayı deniyor, ama acaba ne denli başarılı olacak.

Sözün özü şu güne kadar öğrendiğim tek şey, siz teknolojiyi yaratın kazanın. Siz teknolojiyi taklit edin az kazanın. Siz doyuma ulaşmış sistemleri kullanın kaybedin.

Php Sözlük Scripti

Ekşi sözlük ile beraber oldukça popülerleşen internet platformlarından biri sözlükler oldu. Biz de bir şekilde girişmiştik vampircik.com ile. Daha sonra kodlar dağıldı falan filan. Ortalarda open source olduğu söylenen, fakat open source mantığının yanından dahi geçmeyen bir hazır sözlük mevcut. Öyle ki geliştiricileri belirli açıklar bırakıp dikkatsiz kişileri istediklerinde yokediyorlar.

Neyse. Bu yazıyı okuyorsanız muhtemelen google amcadan geldiniz. Ben de size diyorum ki, vampircik.com’u geliştiren bizler masraflarımızı karşılamak ve aynı zamanda klonları bari adam gibi kodlarla internete sunmak için size fırsat sunuyoruz.

Php ile yazılmış bir sözlük mü arıyorsunuz, güvenli ve bol destekli keyifli bir ekip mi arıyorsunuz? Ayrıca üstüne bu adamlar bilgisayar mühendisi mi olsun istiyorsunuz?

O halde çözüm için http://www.bilgisayarim.org adresinden bize ulaşabilirsiniz. Unutmayın, sözlük sistemimiz ücretlidir. Gereksiz taleplerde bulunmayınız.

Sözlük 3′ü Test Edin

Kullanıcı: demo
Şifre: demo

PHP ve MySql ile İnternet Programlamaya Giriş

Buraya tıklayarak internet programlama, php ve mysql hakkında yazdığım oldukça doyurucu bir makaleye ulaşabilirsiniz.

Facebook Application Yapmak?

Her yerde facebook, herkeste facebook

Hatırlıyorum da bir sıralar yonja.com diye bir şey vardı aynen facebook gibi. Fakat bu örnek biraz daha farklı. En azından limitler var (esasında oldukça limit var), en azından İngilizce bilmeyenler pek etkin olamıyor. Bu da (en azından Türk kullanıcıları için) bir eleme demek. Bunun sonucunda da daha farklı bir kullanıcı kitlesi ortaya çıkıyor. Fakat neden bu facebook denen hadise bu kadar popüler oldu? Benzer pek çok komünite hali hazırda vardı? Ama o uygulama (applicationlara uygulama diyeceğim bundan sonra) hazinesi yoktu hiç birinde değil mi?

Evet, facebook garip bir hızla büyüdü. Kulaktan kulağa denebilir belki ama yaratıcıları şahane bir altyapı ile karşılıyorlardı misafirlerini. Uygulamalar ise en çok dikkat çeken şeyler oldu, zira pek çok komünite sisteminde bu denli kullanıcıya panelini yönetebilme imkanı sunan bir platform yoktu.

Peki ya Facebook için uygulama geliştirme?

Nasıl oluyor da bu denli kalabalık bir uygulama arşivi inşaa edilebilmiş demişsinizdir belki siz de içinizden. Ortaya çıkalı ne kadar oldu da 6000 den fazla uygulama geliştirilebildi?

Elbette bu ortak bir inşaanın sonucu. Paylaşımcı içerikten sonra popüler bir sistem de paylaşımcı inşaa olacak gibi gözüküyor. Elbette daha evvelden denenen bu sistemler Facebook’ta zirve yapmış durumda. Dikkat ederseniz ekstra uygulamaları olmadan Facebook klasik bir arkadaşlık sisteminden farksız.

Facebook’un Anatomisi

Alıyoruz neşterimizi elimize ve başlıyoruz Facebook yapısını incelemeye.

Facebook, Left Bar (Sol Menü) ve FaceBook Canvas Pages’ten oluşuyor esasında.

Sol menü eklediğimiz uygulamaların listelendiği güçlü bir menü uygulamasıdır. Facebook Ajax altyapısı kullandığından bu menüde drag and drop özelliği mevcuttur, yani menünüzü kolayca tasarlayabilirsiniz.

Canvas Page kısmı ise uygulamaların koştuğu içerik alanıdır. Bu kısımda bir uygulamaya bağlı tüm işlemler gerçekleştirilir.

Hali hazırda profilinizin detayların listelendiği sayfa da bir canvas sayfadır.

Bunun yanında her uygulamanın bir ana sayfası vardır. Bu kısım sol menüden tıklandığında gelen alandır.

Çoğu uygulama facebook kullanıcılarının profillerinde gözükür. Bu kısım belki de uygulama geliştiricilerinin en fazla üstünde yoğunlaşması gereken alanlardan biridir. Zira bir uygulamanın hızla yayılması profiller vasıtası ile olur. Bu sebeple bu alan tasarlanırken karışık olmayan fakat ilgi çekici uygulamalar düşünülmelidir.

Elbette bunların yanında pek çok özellik de mevcut. Fakat şimdilik bunları biliyor olmamız yeterli.

Şimdi geçelim uygulamamızın içine dalmaya. Öncelikle http://developers.facebook.com/step_by_step.php adresinde oldukça pratik bir uygulama geliştirme aparatı bulunmakta. İngilizce bilen arkadaşlar muhakkak onu da incelemeliler.

Bir Uygulama Geliştirelim

Öncelikle http://developers.facebook.com/ adresinden Get Started kısmına ulaşıp Add Facebook Developer Application diyerek uygulama geliştiricileri için tasarlanan uygulamayı profilimize yüklemeliyiz. Bundan sonra developer uygulamamıza girip Setup New Application diyerek ilk uygulamamızı listemize alabiliriz.

Bu adımdan sonra yapılacak şeyler hayalimizdeki uygulamanın bilgilerini içermektedir. En önemlileri olan Application Name uygulamamızın ismi, Callback Url uygulamamızın yer alacağı dizinimizdir. Unutulmamalıdır ki facebook kullanıcılarına bir alan vermemektedir. Bu sebeple çalışmalarımızı kendi hostingimiz üzerinden yapmalıyız. Canvas Page URL ise uygulamamızın kısa yolu olacaktır. Akılda kaılıcı ve uygulamamızın ismi ile alakalı bir kısayol olmasına dikkat edilebilir, edilmeyebilir de.

Bir şekilde bu aşamaları geçtikten sonra uygulamanızı listenize ekleyebileceksiniz. Fakat elbette iş çok daha farklı.

Facebook bildiğimiz mantıkların ötesine geçmiş durumda. Bizlere FBML (Facebook Markup Language), FQL gibi alışık olmadığımız bir çalışma örneği sunuyor. Hatta “oha adamlar kendi dillerini yazmışlar” diyorsunuzdur içinizden sanırım.

Bu denli derin bir konuya girip darmadağın olmak istemediğimden kısa kısa özetliyorum. Belki ileride daha ayrıntılı bir döküman hazırlayabiliriz.

Şimdi bu facebook ile çalışabilmek için iki önemli anahtara ihtiyacımız var. İlki API Key, diğeri ise Secret Key. Bunlar API geçişlerinde Facebook’un uygulamanızı güvenli bir şekilde tanımasına olanak sağlayan köprü anahtarcıklarıdır. Uygulamanızın config dosyasında muhakkak tanımlanmalıdırlar.

$appapikey = '[your api_key]';

$appsecret = '[your secret]';

$facebook = new Facebook($appapikey, $appsecret);

$user = $facebook->require_login();

Şeklinde facebook uygulamamızı çalıştırabiliriz.

Fakat öncelikle bu classları tanıyacak altyapıyı elde etmemiz gerekli. Eğer ki PHP kullanıcısı iseniz Client Library’niz hazır. http://developers.facebook.com/resources.php adresinden edinebilirsiniz. Bundan sonra tek yapmanız gereken ilgili dosyaları include ederek tasarımınızı yapmanız.

http://developers.facebook.com/step_by_step.php#downloads adresinden facebook’un developer adaylarına yardım olması amacı ile sunduğu örnek uygulamayı keşfedebilirsiniz.

Şimdilik bu kadar.