Mikro E-Ticaret

Konusuna ya da kategorisine bakılmaksızın tüm işletmelerin temel amacı yaşamlarını sürdürebilmektir. Elbette çoğu işletme bu serüveni “karlı” geçirmeyi ister; kimi başarır, kimi başarısız olur. İşletmeler ürettikleri ürünleri, sundukları hizmetleri bir satış kanalı vasıtası ile pazara ulaştırmalıdır. Geleneksel satış kanalları teknolojinin gelişmesi ile birlikte başta alternatif pazar olarak görülen bu alanlar, şimdilerde “yeni ekonomi” ismi verilen geleceğin ekonomik düzeninin temelini oluşturmaktadır. Elektronik ticaretin kısaltması olan E-ticaret de yeni ekonomi tanımının tam ortasında durmaktadır. Son birkaç yıldır müthiş bir şekilde büyümekte olan bu yeni ticaret kolu bu ivme esnasında pek çok büyük şirketin de ayağa kalkmasını sağlamıştır. Bu makalenin konusu tam burada şekilleniyor. Müthiş hızla büyümüş bu e-ticaret siteleri mikro girişimci için doğru örnekler mi? Gerçekten çok cüzi rakamlar ile e-ticaret yapılabilir mi? E-ticaret gerçekten de kaçırılmaması gereken bir tren mi? Başarılı mikro işletme nasıl olur? Gibi pek çok soruya yanıt vermeye çalışacağım.

Mikro E-Ticaret Nedir?

Bu kavram sektörde bulunduğum sürece görmüş olduğum harekete yaptığım bir tanım aslında. Küçük yatırımlarla piyasaya girip e-ticaretin getirdiği maliyet avantajı ile önündeki klasik işletmelerin yakaladığı başarıya ulaşmak olarak tanımlanabilir. Bunun yanında ürün, fiyat, hizmet, kalite vb. konularda getirdiği yeniliklerle pazara girip diğer e-ticaret oyuncuları ile rekabet için mücadele etmektir.

Mikro e-ticaret dediğimizde aklımıza “düşük sermaye”, “yüksek entelektüel sermaye” gelebilir. Zira her işletme yürüyebilmek için bir sermayeye ihtiyaç duymaktadır, burada işletmeyi ayakta tutacak olan e-ticaret girişimcilerinin deneyimleri, öngörüleri ve yaratacakları farktır. Buradan anlaşılacağı üzere entelektüel sermayesi bulunmayan işletmelerin, düşük sermaye ile e-ticaret projelerinde başarılı olmaları çok zordur, zira ne konuda bilgileri vardır, ne de finansal yatırımları. Bu ikisi olmadığında sektörde hareket kabiliyetleri olmayacak ve yalnızca belirli bir kitleye hizmet edebileceklerdir.

İlüzyona Kapılmayın!e-ticaret-secenekleri

Ülkemizde sıcak görülen her şeye yüksek talep vardır, bilmesek de o yeniliğe sahip olmak isteriz. E-ticarette de aynı şeyleri yaşamaktayız. BKM’nin dönemsel e-ticaret rakamları, büyük oyuncuların açıkladığı cirolar, medyanın sıcak telkinleri ile her gün büyük bir coşku ile pek çok kişi & kurum sektöre girmektedir. Bu güzel başlangıçlar plansız büyümeler, analiz yapılmadan girişilmiş projeler sebebiyle ön görülemeyen pek çok sorunun oluşmasına ve bu oyuncuların sessizce yok olmalarına sebep olmaktadır. Bu sebepledir ki sektöre girmek isteyen herkes basit de olsa bir iş planı yapmalı, yolundaki her şeyi ayıklamalı, dönemsel hedeflerini koymalı ve buna göre yola çıkmalıdır. Sektördeki büyük oyuncuların çoğu ciddi sermaye ile kurulmuştur, mikro e-ticaret mantığı ile ivme yakalayıp sektörde tutunan firmalar incelendiğinde yaptıkları titiz çalışma ve büyüme esnasındaki kurumsallaşmaları incelenmelidir. Bu firmaların kafanızda oluşturdukları heyecanı orada tutup ciddi bir şekilde plan yapıp gerçekten mikro e-ticarete hazır mısınızı düşünmeniz gerekmektedir.

Bir e-ticaret projesi için ne gereklidir?

İster mikro, ister makro, ister kişisel ister kurumsal boyutta olsun tüm e-ticaret projelerinin temel e-ticaret sorularını karşılaması gereklidir.

–          Hangi alanda/kategoride hizmet vereceksiniz?

–          Şirket kurdunuz mu?

–          Ürününleriniz belirlendi mi?

–          Ürünlerinizin tedarikçileri belirli mi?

–          Hangi ödeme seçeneklerini sunacaksınız? Banka ya da diğer ödeme sistemleri ile anlaştınız mı?

–          Kargo firmanızla anlaştınız mı?

–          Lojistik sisteminiz hazır mı? Sevkiyat, paketleme ekibi hazır mı?

–          Faturanızı bastırdınız mı?

–          Temel bilişim gereçleriniz hazır mı?

–          E-ticaret siteniz hazır mı?

–          İş bölümü yaptınız mı?

Bu liste uzatılabilir, ama daha bunları düşünmeden heyecanla e-ticaret projesi oluşturanların sayısı o kadar çok ki, ayrıca bir e-ticarete mikro giriş makalesi yayınlamak gerekiyor.

Sektörün Vampirleri: E-ticaret Altyapı Firmaları

E-ticaret operasyonu yukarıdaki maddelerden de anlaşılabileceği üzere her alanda ihtiyaca sahip, aynı zamanda ihtiyaç karşılayan bir gelişmiş bir süreçtir. Elbette bu sürecin problemsizce yürüyebilmesi için gelişmiş yazılımlara ihtiyaç duyulur. Bu yazılım bir yandan müşterilerinize hizmet verirken bir yandan bankalar ile görüşür, aynı anda kargolarla iletişimdedir. Bunun yanında sağladığı mailing, ürün, kullanıcı, sipariş yönetimi, raporlamalar ve daha sayılabilecek pek çok özelliği bu yazılımları oldukça maliyetli hale getirmektedir.

İşte burada devreye e-ticaret alt yapı firmaları devreye girmektedir. “1 günde sanal mağaza”, “paketlerde süper kampanya”, “treni kaçırmadan bizi tercih edin” şeklinde pazarlanan bu teknoloji ürünleri kendilerini sunan firmaların ne kadar e-ticareti yanlış anladıklarını ve ne kadar kötü bir pazarlama yeteneğine sahip olduklarını göstermektedir.

Başından beri anlattığım üzere e-ticaret 1 günde kurulamayacak kadar önemli bir ticari faaliyettir. E-ticaret sitesinin arka tarafı ne kadar özenli planlanmalı ise, ön tarafı da böyle planlanmalıdır. Zira siz ne kadar özenli bir lojistik sisteme sahip olursanız olun, ne kadar büyük bankalarla anlaşmış olursanız olun müşteriniz sizi e-ticaret siteniz kadar tanıyacaktır ve güvenecektir. Elbette sözümüz her altyapı sağlayıcısına değil, fakat müşterisinin hedeflerini, konumlanmasını dahi önemsemeden sadece paket satmayı hedefleyen pek çok yazılım firması yüzünden sektöre can getirebilecek işletmeler girer girmez sektörden soğumakta, yazılımın etrafına ördüğü duvar sebebiyle hareket edemeyip olduğu yerde kalmaktadır.

E-ticaretin ivmesi onu bir trene dönüştürmemelidir. Zira klasik ticaret kuralları burada da yürürlülüğünü sürdürmektedir, hızlı büyümek önünüzdeki duvarı görmenize mani olabilir. Bu sebeple kararlı, emin adımlarla, yüksek müşteri memnuniyeti ve kaliteli hizmet ile büyümek e-ticaret firmalarının hedefi olmalıdır. Zira internet 2016’da bitmeyecek, önümüzdeki jenerasyon internete daha çok güvenen bir kuşaktan oluşacaktır. Bu günlerde tohumlarını attığımız geleceğin e-ticaretinde yer almak isteyen firmalar hızlı büyümeden ziyade kararlı ve emin adımlarla konumlanmalıdır.

Her şey hazır, ya şimdi?

Yukarıdaki temel e-ticaret ihtiyaçlarını karşıladığınızı kabul ettiğimizde bir sonraki sorulara hazırız demektir.

–          E-ticaret modelimiz ne? Fırsat sitesi miyiz yoksa pazarda belirli kategoriler üzerine mi yoğunlaşacağız? Yoksa klasik e-ticaret modelinde miyiz?

–          Farkımız ne olacak? Nereye konumlanmak istiyoruz?

–          Kimi hedefliyoruz?

–          Ne kadar reklam bütçemiz var?

–          Hangi reklam modeli? Klasik, viral, gerilla?

–          Müşteri hizmetleri bölümümüz hazır mı? Telefon ile destek verilecek mi?

–          Stoklu mu çalışacağız?

–          Stoklu çalışacaksak depolama kapasitemiz ne?

–          Stoklarımız erimezse ne yapacağız? İade konusunda tedarikçi ile anlaştık mı?

–          Stoksuz çalışacaksak sipariş teslim sözlerini tutabilecek miyiz?

–          Tedarikçilerimiz bizi yarı yolda bırakabilir mi?

–          Ödemeleri nasıl ve ne sürede gerçekleştireceğiz? Vadeli mi peşin mi çalışacağız?

–          Herkes ne yapacağını biliyor değil mi?

E-ticaret projelerin en renkli günleri ilk günleridir. İster bu konuda müthiş deneyimli olun, ister ilk projeniz olsun ne ile karşılaşacağınızı tam olarak kestiremezsiniz. Kimi büyük bütçeli proje beklediği satış adetini yakalayamazken, kimi ufak ama doğru alana konumlanmış proje beklentisinin çok üstünde rakamlara hızla ulaşabilir.

Burada farkı yaratacak olan müşterinin beklenti ve ihtiyacını ne kadar etkin karşıladığınız, pazarlamanın ne kadar doğru yapıldığı ve uygulandığıdır.

Başarılı Mikro E-Ticaret Nasıl Olunur?

–          Sakin olun.

–          E-ticaret konusunda araştırma yapın. Ama ne çok kaybolun, ne de yetersiz kalın.

–          Fikrinize ne çok aşık olun, ne de her an kaçabilir pozisyonda.

–          İyi bir yazılımdan ziyade çok iyi bir yazılım ekibiniz olsun. E-ticaret sürekli gelişecek, arkanıza baktığınızda yaslanacağınız bir teknik partneriniz olsun.

–          İhtiyaca odaklanın, dağılmayın. Büyüyorsanız yine odaklandığınız konuyu geliştirin, ek odaklanmalara girişmeyin. Batıyorsanız derin bir nefes alın ve nerede yanlış yaptığınızı görmeye çalışın.

–          Ortaksanız çok keskin ve acımasız yaptırımlar belirleyin. Görev tanımı, yatırım, kazanç konuları en iyi ve en kötüye hazır olsun.

–          Ne olursa olsun çok ama çok çalışın.

E-Ticarete Girmemesi Gerekenlerin Söylemleri

–          Herkes giriyor bizim neyimiz eksik.

–          E-ticarette ne koysan satılıyormuş.

–          Bizim çocuklar hallederler ya..

–          Ahmet oğlum öğren e-ticaret neymiş biz de yapalım.

–          Bir an önce zengin olmamız lazım.

–          E-ticarete gireceğiz ama bütçemiz çok az.

–          Ucuz yazılımla başlarız sonra büyütürüz.

–          Yolda öğreniriz, insanlar annelerinin karnında öğrenmediya.

–          Google reklamı versek yeter.

Yeniden Tanımlayalım: Mikro E-Ticaret Nedir?

Belirli bir ihtiyacı görüp, onu karşılamaya kendisini adamış, konusunda uzman, güçlü bir altyapısı olan e-ticaret girişimcilerinin minimum sermaye ile oluşturdukları bir e-ticaret alanıdır. Burada girişimci tüm bu niteliklere sahip olabileceği gibi, makul sermayesi ile doğru insanları toplayabilen girişimciler de mikro e-ticarete girişebilirler. Evet 2000 TL bütçe ile pazara girenler de mikro e-ticarettir, fakat bu projeler üzerine sürekli uğraşılmadığı için kendisini döndürememekte ve bir e-ticaret yapısından çıkmaktadırlar.

Mikro e-ticaret için olması gerekenler:

–          50.000 TL’den aşağı sermaye.

–          5’ten düşük çalışan.

–          Günlük ortalama en az 5 sipariş.

–          E-ticaret sitesine dedike en az 1 kişi.

 

Bir Cevap Yazın